Heft Reng Site

  • Ana Sayfa
Bir insan bir insanı tamamlıyordu
insan Özgürlük Sevgi Tüm Yazılar

Bir insan bir insanı tamamlıyordu

H
Heft Reng
Devamini oku →
İki Dal Gölgesi Kadar Özgür Olmak
Özgürlük Tüm Yazılar

İki Dal Gölgesi Kadar Özgür Olmak

H
Heft Reng
Devamini oku →
← Daha eski

Heft Reng Site

Hayata Dair

Etiketler

Acı aile Anılar aşk Aşka Dair deneme Duygular düşünce Düz yazı edebiyat Hakikat hayata dair Hikaye İhtimal inanç insan İnsana Dair Kısa Yazılar Kitap incelenmesi Korku Özgürlük Sevgi Sizden Gelenler Suzan Suzi Şairden Şiirler şiir Tourette Sendromu Tüm Yazılar Umuda Dair Umut ve acının mücadelesi yaşam

Arsiv

Bir insan bir insanı tamamlıyordu

H
Heftreng
schedule5 xul
1051450534820305038
Bir insan bir insanı tamamlıyordu
https://bende-varim.blogspot.com/2021/07/bir-insan-bir-insan-tamamlyordu.html
https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhc7cwmh8RW3508vmXtByjsogV6z61443IbwTO6YJ7fJV7CgRuBq_bi2oKGoLOWlRkbfrQ0sXrg5_J_xqSW-Cpq7HyAa38p2YjqU1-DEh8PjNRml7j6TvAvFkoNr6Pa4SHCrEDur1elcdU/w200-h144/indir+%25281%2529-min.jpeg
Heft Reng


Bir insan, bir insanı tamamlıyordu; Biz de hala biraz eksikler vardı. Bir baharla uyanıyorsunuz, uyandığınızı düşler misiniz? Çiçekler açmış ve kelebeksiz. Gökkuşağından mor rengini eksiltin... İçinizi bir huzursuzluk kapladı mı? Bir yerleriniz incildi mi? Eksiklikler tam olarak bunu yapar. Bir boşluğa böyle girilir. 

Bir insan, bir insanı tamamlıyordu; Bülbül küsmüş, güvercin kafese hapsedilmiş, papatyalar birer birer koparılıyor yaşamlarından... Oysa biz bir kelebeğin uçuşunda severdik insanlarımızı, kuşları kafeslefinden azad ederken tutunurduk yaşama, sevgimiz dilden dile öterken dost canlısı bir sarılmayla bulurduk kendimizi...

Ama son zamanların insanları yeryüzünü talan ederken beraberinde sevgilerini ve diğer tüm insanı duygularını da bir hiçe kurban ediyor. Sanıyorum ki bu durumu ancak böyle izah edebilirim. "Tabiata saygısı olmayan kendisine ve insanlığa da saygısı olmazmış." 

Oysa insan sevginin tanımını öğrenmeye başlarken koruyucu kalkanını giymeli. Çünkü içinde yıkmak olan bir eylem sevgiye dönüşemezdi. Oysa sevgi gözlerden sakınmaktı, koruyabilmekti tüm güzellikleri... Şu nedenle severken sevdikleriniz için insanları, canlıları ve tüm tabiatı da sevin. Özgürlüğü uçuşan kuşlarla anımsayalım... Papatyalar ve tüm çiçekler koparılmadan sevgimizin birer süsü olsun... ve tüm güzelliklerle bir insan bir insanı tamamlasın...

Okuduğunuz için teşekkür ederim.
  • Takip Et
  • Şîrove

    0
    chat_bubble_outline'+t('prof.noComments')+'
    person
    info yan
    Bar dibe...

    Nivîsên Pêşniyarkirî

    Bar dibe...

    İki Dal Gölgesi Kadar Özgür Olmak

    H
    Heftreng
    schedule5 xul
    2786907139929378680
    İki Dal Gölgesi Kadar Özgür Olmak
    https://bende-varim.blogspot.com/2019/07/iki-dal-golgesi-kadar-ozgur-olmak.html
    https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEhWROTPWYGmMW-s6GwyS6Znxjprj5-UT4Q_AIxQfk2LZOHgVAHG_iuusNr4HzaRg7eEpcen7tbwwDBDqaFT_iDF2NxAFVrwJlJzZV2OzD8LxegWGwoBcDGrLv2l2FEa1Uawpe9M9a02FoA/s1600/indir.jpeg
    Heft Reng



    Odamın camlarından süzülerek içeriyi turlayan dolunayın ışıklarıyla pencereye doğru yol alıyorum. Pencerenin önüne vardığımda farkediyorum ki iki dal bir o yana bir bu yana odamın duvarlarında gel gitlerle voltalar atıyor.

     Dolunayın bir odaya hapsettiği iki dal bir gece de iki özgürlük mahkumu gibi davranıyor. Oysa benim şahit olacaklarıma şahit olsunlar istiyorum. Pencerenin kıyısından gökyüzüne doğru dolunaya bir baktığımda bir anda samanyolunun milyonlarca yıldızı arasında kaybolmaya başlıyorum. Kayboluyorum kaybolmasına da özgürlüğü de anca o kadar geniş bir sonsuzlukta bulabiliyorum.

     Oysa bizler dünyanın neresine gidersek gidelim. Hiç bir zaman insanın zalimce uygulamalarından dolayı, insanın o öfke, kin, nefret bakışları altında asla özgürleşemeyeceğiz. O iki dal gibi bir odaya hapsolunsak belki de milyonlarca insanın arasından dolaşmaktan daha özgür olacağız.
     
     Gökyüzündeki sonsuzluğun içerisinden bize ulaşan ışığa aldanıpta sürüklendiğimiz gökyüzü aslında bizi özgürleştirmediğini biliyoruz. Buna rağmen içerisinde kaybolduğumuz o sonsuzlukta yalnız kaldığımız için daha özgür olduğumuzu hissederiz. Oysa gökyüzünün sonsuz genişliği anca bir özgürlük fikrinin uyandırmasından başka bir şey değil.

     Yeryüzünde ise olan budur. Bir grup insanın buyruğu altında bulunan milyarlarca insan hiçbir
    zaman özgürlüğün doruklarına ulaşamamıştır. O bir grup insan da asla özgürleşemecektir. Milyarlarca öfke, kin, nefret bakışları hep onların üzerinde olacaktır.  Ama öyle insanlar var ki bedenen tutsak olmasına rağmen düşünceleriyle, vicdanıyla, iradesiyle özgürdür, üzerinde tutsak bakışlar yoktur.  Tıpkı dolunaylı bir gece de odaların içinde voltalar atan iki dal gibidir o insanlar... Ancak üzerindeki bakışlar bedenlerini bir odaya hapsedebilir. Her gökyüzüne bakışları sonsuz ışık demetleri içerisinde hep özgürler... 

    Şîrove

    0
    chat_bubble_outline'+t('prof.noComments')+'
    person
    info yan
    Bar dibe...

    Nivîsên Pêşniyarkirî

    Bar dibe...

    Bir insan bir insanı tamamlıyordu



    Bir insan, bir insanı tamamlıyordu; Biz de hala biraz eksikler vardı. Bir baharla uyanıyorsunuz, uyandığınızı düşler misiniz? Çiçekler açmış ve kelebeksiz. Gökkuşağından mor rengini eksiltin... İçinizi bir huzursuzluk kapladı mı? Bir yerleriniz incildi mi? Eksiklikler tam olarak bunu yapar. Bir boşluğa böyle girilir. 

    Bir insan, bir insanı tamamlıyordu; Bülbül küsmüş, güvercin kafese hapsedilmiş, papatyalar birer birer koparılıyor yaşamlarından... Oysa biz bir kelebeğin uçuşunda severdik insanlarımızı, kuşları kafeslefinden azad ederken tutunurduk yaşama, sevgimiz dilden dile öterken dost canlısı bir sarılmayla bulurduk kendimizi...

    Ama son zamanların insanları yeryüzünü talan ederken beraberinde sevgilerini ve diğer tüm insanı duygularını da bir hiçe kurban ediyor. Sanıyorum ki bu durumu ancak böyle izah edebilirim. "Tabiata saygısı olmayan kendisine ve insanlığa da saygısı olmazmış." 

    Oysa insan sevginin tanımını öğrenmeye başlarken koruyucu kalkanını giymeli. Çünkü içinde yıkmak olan bir eylem sevgiye dönüşemezdi. Oysa sevgi gözlerden sakınmaktı, koruyabilmekti tüm güzellikleri... Şu nedenle severken sevdikleriniz için insanları, canlıları ve tüm tabiatı da sevin. Özgürlüğü uçuşan kuşlarla anımsayalım... Papatyalar ve tüm çiçekler koparılmadan sevgimizin birer süsü olsun... ve tüm güzelliklerle bir insan bir insanı tamamlasın...

    Okuduğunuz için teşekkür ederim.
  • Takip Et
  • İki Dal Gölgesi Kadar Özgür Olmak




    Odamın camlarından süzülerek içeriyi turlayan dolunayın ışıklarıyla pencereye doğru yol alıyorum. Pencerenin önüne vardığımda farkediyorum ki iki dal bir o yana bir bu yana odamın duvarlarında gel gitlerle voltalar atıyor.

     Dolunayın bir odaya hapsettiği iki dal bir gece de iki özgürlük mahkumu gibi davranıyor. Oysa benim şahit olacaklarıma şahit olsunlar istiyorum. Pencerenin kıyısından gökyüzüne doğru dolunaya bir baktığımda bir anda samanyolunun milyonlarca yıldızı arasında kaybolmaya başlıyorum. Kayboluyorum kaybolmasına da özgürlüğü de anca o kadar geniş bir sonsuzlukta bulabiliyorum.

     Oysa bizler dünyanın neresine gidersek gidelim. Hiç bir zaman insanın zalimce uygulamalarından dolayı, insanın o öfke, kin, nefret bakışları altında asla özgürleşemeyeceğiz. O iki dal gibi bir odaya hapsolunsak belki de milyonlarca insanın arasından dolaşmaktan daha özgür olacağız.
     
     Gökyüzündeki sonsuzluğun içerisinden bize ulaşan ışığa aldanıpta sürüklendiğimiz gökyüzü aslında bizi özgürleştirmediğini biliyoruz. Buna rağmen içerisinde kaybolduğumuz o sonsuzlukta yalnız kaldığımız için daha özgür olduğumuzu hissederiz. Oysa gökyüzünün sonsuz genişliği anca bir özgürlük fikrinin uyandırmasından başka bir şey değil.

     Yeryüzünde ise olan budur. Bir grup insanın buyruğu altında bulunan milyarlarca insan hiçbir
    zaman özgürlüğün doruklarına ulaşamamıştır. O bir grup insan da asla özgürleşemecektir. Milyarlarca öfke, kin, nefret bakışları hep onların üzerinde olacaktır.  Ama öyle insanlar var ki bedenen tutsak olmasına rağmen düşünceleriyle, vicdanıyla, iradesiyle özgürdür, üzerinde tutsak bakışlar yoktur.  Tıpkı dolunaylı bir gece de odaların içinde voltalar atan iki dal gibidir o insanlar... Ancak üzerindeki bakışlar bedenlerini bir odaya hapsedebilir. Her gökyüzüne bakışları sonsuz ışık demetleri içerisinde hep özgürler... 

    © Heft Reng Site • Ana Sayfa • Powered by Blogger